Size Özel Keşif Yerleri
İlgi alanlarınıza göre kişiselleştirilmiş Ankara rotanız.
Hacı Bayram Veli Müzesi
Hacı Bayram Veli Müzesi, Ankara’nın manevi ve kültürel mirasını yansıtan önemli bir yapıdır. Altındağ Belediyesi ile Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi iş birliğiyle kurulan müze, Hacı Bayram-ı Velî’nin hayatı, düşünce dünyası ve Bayramiyye Tarikatı’nın etkilerini çağdaş müzecilik anlayışıyla ziyaretçilere sunmaktadır. Ahilik geleneğinin izlerini taşıyan müze aynı zamanda Ankara’nın sosyo-ekonomik tarihine ışık tutmakta ve şehrin tarihsel kimliğini yaşatmaktadır.
Altındağ
Ulucanlar Cezaevi Müzesi
Ulucanlar Cezaevi, 1925 yılında kurulmuş olup 2006 yılında mahkûmların Sincan Cezaevi’ne aktarılmasıyla kapatılmıştır. 2011 yılının Haziran ayında ise Altındağ Belediyesi tarafından onarılan bina, müze olarak ziyarete açılmıştır. Ulucanlar Cezaevi’ne girmiş tutuklu ve hükümlülerin ayrıntılı bilgileri, ailelerinden temin edilmiş özel eşyaları ve cezaevindeyken çekilmiş fotoğraflarının sergilendiği mekânlar bulunmaktadır. Ayrıca mahkûmların eğitim gördüğü derslikler ve ürettikleri el işi ürünler de müzede sergilenmektedir.
Altındağ
Türkiye Millî Botanik Bahçesi Tarım ve Biyoçeşitlilik Müzesi
Türkiye Millî Botanik Bahçesi Tarım ve Biyoçeşitlilik Müzesi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan ziraat eğitimi mirasını ve Türkiye’nin zengin flora-fauna çeşitliliğini ziyaretçilerle buluşturan özel bir müzedir. Türkiye Millî Botanik Bahçesinin girişimleriyle toplanan koleksiyon, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde kurulan bu müzede bilimsel ve kültürel birikimle sunulmaktadır. Müze; Göbeklitepe’den günümüze uzanan tarım tarihi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ziraat eğitimi ve ülkemizin biyoçeşitliliğini ana tema olarak işlemektedir. Süreli Sergi Bölümü, Daimî Sergi Bölümü ve Atölye-Depo alanı olmak üzere üç ana bölümden oluşan yapı, bilimsel içeriğin yanı sıra estetik ve deneyim odaklı sergileme anlayışıyla da dikkat çekmektedir. Tarım ve Biyoçeşitlilik Müzesi, geçmişten geleceğe tarım ve doğa bilincini taşıyan özgün bir öğrenme ve keşif alanıdır.
Çankaya
Hamamönü
Hamamönü, adını Anadolu Beylerbeyi Karaca Bey’in 15. yüzyılda yaptırdığı Karaca Bey Hamamı’ndan almıştır. Günümüzde bu bölge, Osmanlı dönemine ait birçok tarihî eseri bir arada barındıran yaşayan bir kültür alanı olarak öne çıkmaktadır. Semt içinde Hamamönü; Karaca Bey tarafından inşa ettirilen hamam başta olmak üzere, çok sayıda cami, mescit, dergâh, türbe, medrese, çeşme, hazire ve tarihî konak yer almaktadır. Restorasyon ve kentsel yenileme çalışmaları kapsamında bölgenin tarihî yapısı korunmuş, geleneksel Ankara evleri ve konakları işlevsel olarak yeniden şehre kazandırılmıştır. Bugün bu yapılar; çay ve kahve evleri, restoranlar, pastaneler, müzeler, kültür ve sanat merkezleri ile turistik ve hediyelik eşya dükkânları olarak hizmet vermektedir. Hamamönü’nde bulunan Karaca Bey Camii ve çevresi, geleneksel sivil mimarinin önemli örnekleriyle çevrilidir. Bölgedeki Ankara konaklarının dikkat çeken ve günümüze ulaşan örnekleri arasında Kamil Paşa Konağı; Beynamlızade Konağı ve Kabakçı Konağı bulunmaktadır. Ayrıca semtin siluetinin sembol yapılarından biri olan Hamamönü Saat Kulesi, bölgenin kültürel kimliğini yansıtan ögelerden biridir. Hamamönü, bugün özgün kent dokusunu koruyan, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği, Ankara’nın tarihî kimliğini günlük yaşamla buluşturan en önemli kültür ve turizm destinasyonlarından biri konumundadır.
Altındağ
Biyoçeşitlilik Müzesi ( Biyosfer Müze)
Biyosfer Müze, Türkiye’nin zengin biyolojik çeşitliliğini tanıtmak ve koruma bilincini arttırmak amacıyla Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü öncülüğünde kurulmuştur. Yaklaşık 6.500 m²’lik özel tasarımlı yapısında jeoloji, biyoloji ve antropoloji alanlarında geniş koleksiyonlar barındıran müze; interaktif sergiler, dijital uygulamalar ve bilimsel atölyeler ile ziyaretçilerine doğayı keşfetme imkânı sunmaktadır. Biyosfer Müze, Türkiye’nin biyocoğrafik ve genetik zenginliğini yansıtan yapısıyla, doğa tarihi müzeciliği alanında öncü bir merkez olarak hizmet vermektedir
Çankaya
Roma Hamamı Açık Hava Müzesi ve Ören Yeri
Roma Hamamı, Ulus Meydanı’ndan Yıldırım Beyazıt Meydanı’na uzanan Çankırı Caddesi üzerinde konumlanmaktadır. Bölge günümüzde, “ören yeri ve açık hava müzesi” niteliğiyle ziyaret edilebilen, Ankara’nın en önemli Roma dönemi arkeolojik alanlarından biri olarak korunmaktadır. Hamam, spor salonu (palaestra/gymnasium) ve hamam yapısı olmak üzere iki ana bölümden oluşur. Spor salonu, dört yanı revaklarla (sütunlu galerilerle) çevrili, kareye yakın planlı geniş ve anıtsal bir alandan meydana gelmektedir. Soğukluk (frigidarium), ılıklık (tepidarium) ve sıcaklık (caldarium) bölümleri, spor salonuna tek bir kütle hâlinde bütüncül bir bağlantıyla bağlanmıştır. Yapı kompleksi; avlular, ocak ve ısıtma sisteminin merkezi olan külhan (hypocaust/külhan), su depoları, servis alanları ve işlik birimleriyle birlikte planlanarak anıtsal bir kamu yapısı bütününe dönüştürülmüştür. Hamamın günümüze ulaşan ve ziyaretçiler tarafından görülebilen başlıca kalıntıları, alttaki ısıtma katları (hypocaust sistemi) ve servis bölümleridir. Kazılarda ele geçirilen sikkeler, Farsça dâhil farklı dillerdeki yazıt parçaları, kabartmalar ve Korint başlıkları gibi mimari buluntular, hamamın İmparator Caracalla döneminde (MS 211–217) inşa edildiğini göstermektedir. Ayrıca hamamın Bizans İmparatorluğu çağında onarım görerek kullanılmaya devam ettiği de arkeolojik verilerle doğrulanmıştır. 2020 sonrası yapılan koruma ve kısmi restorasyon çalışmaları sayesinde alan, ziyaretçiler için daha güvenli ve okunabilir bir ören yeri deneyimi sunar hâle getirilmiştir. Hamamın spor salonu bölümünde ise Roma devri Ankarası’ndan (Ancyra) toplanmış yazıtların sergilendiği, epigrafik açıdan zengin bir açık hava koleksiyonu günümüzde de görülebilmektedir. Alan, Ulus aksı üzerindeki kültür rotalarının odak noktalarından biridir ve yaya dolaşımına entegre edilmiş durumdadır.
Altındağ
Cumhuriyet Müzesi (II. TBMM Müzesi)
Bina 1923 yılında Mimar Vedat Tek tarafından Cumhuriyet Halk Fırkası toplantı yeri olarak tasarlanmış ve inşa edilmiştir. Ancak, I. TBMM binası yeterli gelmeyince bu binanın işlevi değiştirilerek meclis binası olarak düzenlenmiş ve 18 Ekim 1924 tarihinde II. TBMM binası olarak hizmete açılmıştır. Müzede, 36 yıl boyunca görev yapan ilk üç Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Mustafa İsmet İnönü ve Mahmut Celal Bayar’a ait kişisel eşyaların sergilendiği odalar bulunmaktadır. Yapı, Selçuklu ve Osmanlı bezeme motiflerinin yer aldığı ahşap tavan süslemesi, kemerleri, saçakları ve çinileri ile dönemin mimari özelliklerini yansıtmaktadır. Binanın ön kısmı onarım ve yenilemelerden sonra düzenlenerek 30 Ekim 1981 tarihinde müze olarak ziyarete açılmıştır.
Altındağ
Da Vinci Çocuk Müzesi
Da Vinci Çocuk Müzesi, çocuklara yönelik bilimsel, sanatsal ve kültürel faaliyetlerle onların sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağlamaktadır. Müze bünyesinde sanat atölyesi, tasarım atölyesi, mimarlık atölyesi, sergi salonu, çocuk tiyatrosu ve antropoloji galerisi yer almaktadır. Antropoloji galerisinde Kızılderililer, eski Türkler ve Eskimolar temaları işlenmekte; günlük yaşam ve beşerî faaliyetlerde kullanılan objeler sergilenmektedir.
Mamak
Süreyya Özkan Gaz Lambası
Süreyya Özkan Gaz Lambası Müzesi, 16- 17 Eylül 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen açılış töreniyle ziyaretçilerin hizmetine sunulmuştur. Türkiye’nin ilk gaz lambası müzesi olma özelliğini taşıyan bu müze; Süreyya Özkan tarafından 30 yıl boyunca biriktirilen ve ülkemizin yanı sıra dünyanın farklı kıtalarından toplanan gaz lambalarının sergilenmesinden oluşmaktadır. Beypazarı Belediyesine bağışlanan gaz lambaları, Beypazarı Halkevinde yer alan 600 metrekarelik kapalı alanda sergilenmektedir. Müzede toplam 1460 gaz lambası bulunmaktadır.
Beypazarı
Atatürk Ankara Milli Mücadele Müzesi
Keçiören’de yer alan ve 2009 yılında kültür varlığı olarak tescillenen tarihî Çoban Mektebi binası, Keçiören Belediyesi tarafından restore edilerek 2024 yılında Atatürk Ankara Millî Mücadele Müzesi olarak hizmete açılmıştır. 1889 yılında, Sultan II. Abdülhamid Dönemi’nde tarım eğitimi amacıyla inşa edilen bu yapı; 27 Aralık 1919’dan itibaren Millî Mücadele’nin sivil kahramanlarına ev sahipliği yapmış, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Halide Edip Adıvar, Yunus Nadi ve Mehmed Âkif Ersoy gibi birçok ismin uğrak noktası olmuştur. İki katlı müze binası; Ankara’nın tarihsel hafızasını, Millî Mücadele Dönemi sivil direnişini ve Cumhuriyet’e giden süreci kapsamlı sergilerle aktarmaktadır. Belgeler, dönem canlandırmaları ve özgün anlatım diliyle, müze Millî Mücadele’nin Ankaralı yüzünü ve kolektif ruhunu yaşatmayı amaçlamaktadır.
Keçiören
Develioğlu Köprüsü
Kızılırmak üzerinde ve Kalecik-Kırıkkale Karayolu yakınında bulunan Develioğlu Köprüsü, Anadolu Selçuklu Dönemi’nde inşa edilmiş ve 19. yüzyılda onarım görmüştür. Yedi kemerli olan taş köprü yaya ve araç trafiğine açıktır.
Kalecik
Ankara Vakıf Eserleri Müzesi
Bina, I. Ulusal Mimarlık Dönemi (1908- 1930) olarak adlandırılan ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını kapsayan dönem içinde, 1927 yılında inşa edilmiştir. 1928-1941 yılları arasında hukuk mektebi olarak kullanılmış ve 7 Mayıs 2007 tarihinde Ankara Vakıf Eserleri Müzesi olarak açılmıştır. Halı, kilim, ahşap, maden, el yazmaları, çini ve deri eserlerin sergilendiği müzede; 13. ve 14. yüzyıllardan kalma ahşap eserler ile 16. yüzyıla ait el yazmaları, çiniler ve halılar gibi nadide parçalar yer almaktadır. Ayrıca, kültürel faaliyetlerde kullanılmak üzere hem geleneksel hem de modern süreli sergilerin düzenlendiği “Çok Amaçlı Sergi Salonu” da müze bünyesinde bulunmaktadır
Altındağ