Size Özel Keşif Yerleri
İlgi alanlarınıza göre kişiselleştirilmiş Ankara rotanız.
Beypazarı Yaşayan Müze
Çeşitli canlandırma teknikleri ve etkileşimli sergileme yöntemlerini kullanan yaşayan müze, kurgulama geleneğinin Türkiye’deki temsilcisi konumundadır. Kurulduğu günden bu yana “Geç Osmanlı Dönemi’nde İlan-ı Aşklar”, “Gelin Kınan Kutlu Olsun”, “Masal Masal İçinde”, “Millî Mücadele’nin Kadın Kahramanları” gibi on beşten fazla sergi ve etkinlik düzenlemiştir.
Beypazarı
Kelime Müzesi
Yazar Şermin Yaşar tarafından Türk diline bir vefa göstergesi olarak kurulan Kelime Müzesi, 26 Eylül 2022 tarihinde, Türk Dil Bayramı’nda ziyarete açılmıştır. Türkçenin eşsiz söz varlığını sanat, görsel tasarım, deneyim ve duyguyla buluşturarak ziyaretçilere sunmayı amaçlayan müze; sergiler ve enstalasyonlar aracılığıyla dilin derinliğini deneyimleme olanağı sağlamaktadır. Ankara Kalesi’nde yer alan Kelime Müzesi, Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescillenmiş tarihî bir yapıda konumlanmaktadır. Geçmişte zahire ve tiftik ambarı olarak kullanılan bu yapı, müze işlevine uygun biçimde restore edilmiştir.
Altındağ
Ankara Kalesi
Ankara Kalesi, son yıllarda yapılan kapsamlı yenileme çalışmalarıyla hem yapısal olarak sağlamlaştırılmış hem de tarihî dokusu korunarak günümüze aktarılmıştır. Dış kalede, dörtgen plan doğrultusunda yaklaşık 20 kule yer almaktadır. Batıda “Dış Kale Kapısı”, güneyde “Hisar Kapısı” olmak üzere iki büyük kapı vardır. Hisar Kapısı’nın üstünde, İlhanlılar Dönemi’ne ait 1330 tarihli Farsça bir yazıt hâlâ görülebilmektedir. İç kale ise kısmen Ankara taşı, kısmen de toplama taş / karışık malzeme kullanılarak inşa edilmiştir. Duvarlarının yüksekliği 14–16 metre arasında değişir ve sur boyunca — en son veriler ışığında — 5-yönlü planlı olarak 42 kule (burç) yer alır. Günümüzde kale içindeki 17. yüzyıldan kalma tarihî Ankara evleri, tarihî camiler (örneğin Alaeddin Camii) ve çeşmeler hâlen ayaktadır; bu yapılar, restorasyon sayesinde hem korunmuş hem de yaşatılmaktadır. Yenileme çalışmaları; duvar onarımları, çatlak tamiri, taşıyıcı eleman güçlendirmeleri ve mimarî özgünlüğün korunması esasına dayalı şekilde yürütülmüş; kale, artık hem Ankara’nın tarihî mirası hem de yaşayan, ziyaret edilebilen bir kültür-turizm merkezi hâline gelmiştir.
Altındağ
Atatürk Evi
Çalış kasabasında bulunan bu yapı, Mustafa Kemal Atatürk’ün Sakarya Meydan Savaşı sırasında kısa bir süre konakladığı evdir. Bahçe içinde yer alan tek katlı, taş malzemeden inşa edilmiş toprak damlı yapıdır. Girişte, duvarında Kurtuluş Savaşı sırasında Atatürk’ün Haymanalı tüccarla konuşurken çekilmiş fotoğrafının asılı olduğu küçük bir koridor bulunmaktadır. Ev tek odalı olup, bu oda dönemin yöresel koşullarını yansıtacak şekilde düzenlenmiştir.
Haymana
Beypazarı Kent Tarihi Müzesi
1928 yılında inşa edilen Rüstem Paşa Okulu, Beypazarı Belediyesi tarafından İl Özel İdaresinden devralınarak Beypazarı Kent Tarihi Müzesi olarak düzenlenmiştir. Müzede, ilk çağlardan günümüze kadar geçen süreçte Beypazarı’yla ilgili tüm tarihî dönemlere ait maketler, kalıntılar, her döneme özgü eserler ve belgeler görülebilmektedir.
Beypazarı
Devlet Büyükleri Anıt Mezarlığı
Devlet Büyükleri Anıt Mezarlığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve gelişim sürecine katkıda bulunmuş cumhurbaşkanları ile İstiklâl Savaşı komutanlarının ebedî istirahatgahı olarak düzenlenmiştir. Anıt, yalnızca bir defin alanı olmanın ötesinde, Cumhuriyet tarihinin önemli figürlerini anma ve gelecek kuşaklara aktarma amacı taşıyan kültürel ve tarihî bir merkezdir. Müze bölümünde, defnedilen devlet büyüklerine ait eşya, fotoğraf ve belgeler sergilenmekte, alt katta yer alan yansıtma cihazlarıyla Devlet Mezarlığını tanıtan film ve Atatürk ile Kurtuluş Savaşı’na ilişkin çeşitli görsel yapımlar ziyaretçilere sunulmaktadır. Ziyaretçiler, burada hem tarihî belgelerle desteklenmiş bir anlatıyı deneyimleyebilmekte hem de Cumhuriyetin kuruluş mücadelesini interaktif bir biçimde öğrenme fırsatı bulmaktadır.
Yenimahalle
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Müzesi
Müzede, Türkiye’de tarım eğitiminin öncüsü olan Yüksek Ziraat Enstitüsünden günümüze kadar kullanılmış özgün ders araç ve gereçleri, işlik ders ve deneyim aletleri, çeşitli böcek örnekleri ile farklı tarım araç gereçleri zaman sırasına göre sergilenmektedir.
Keçiören
Prof. Dr. Ülker Muncuk Müzesi
Bu etnografya müzesi, uygulamalı alanlarda eğitim gören öğrencilere ve kurum dışından gelen, bu alana ilgi duyan ziyaretçilere açıktır. Sergilenen eserler; giysiler, işlemeler, keseler, oyalar, takılar, çoraplar ve dokumalar şeklinde gruplandırılmıştır. Ayrıca müzede, yağlı boya tabloların yanı sıra desen çalışmaları, nakış örnekleri ve dekoratif el sanatlarına ilişkin çeşitli dokümanlar da yer almaktadır.
Çankaya
Hacettepe Sanat Müzesi
Hacettepe Sanat Müzesi geleceğin sanatseverlerine nitelikli bir görsel bellek hazırlamayı amaç edinmiştir ve süreli/sürekli koleksiyon sergileriyle, Türkiye’deki sanat belleğinin özellikle son 60 yılına üniversite müzesi kimliğiyle tanıklık etmektedir. Hacettepe Sanat Müzesi, Türkiye’nin çağdaş sanat belleğini bugünden geleceğe taşımayı ve bilimin sanatla buluştuğu bir atmosferi gelecek nesillere aktarmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda, gelişen ve zenginleşen koleksiyonuyla birlikte müze; akademik ve idari tüm birimleriyle uyum içinde çalışarak, üniversite yerleşkesi içinde yaşayan ve dinamik bir mekâna dönüşmeyi amaçlamaktadır. Sanata ve koleksiyonuna toplumun yakından bakmasını sağlamak isteyen müze, yerleşke ve paydaşlarıyla iş birliği içinde sergiler ve etkinlikler yoluyla sanatçı ve sanatseverlere ulaşmayı amaçlamaktadır.
Altındağ
Hazine Dairesi Müzesi (ASBÜ)
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi bünyesinde eski Başbakanlık binasındaki kasa dairesinde (hazine odası) bulunan belgeler sergilenerek hazine ve kamu maliyesi tarihi konulu bir sergi alanı oluşturulmuştur. Bu sergi alanında, 1920’lerin sonlarında inşa edilen ve Cumhuriyet hazinesinin korunduğu ilk kasa dairesi sergilenmektedir. Ayrıca, halen kasada muhafaza edilen Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet Dönemlerine ait istikrazlar, sigorta poliçeleri ve benzeri belgelerden oluşan; Türk iktisat tarihine ışık tutacak nitelikte önemli bir seçki de bu sergide yer almaktadır.
Altındağ
Mahkemeağcin Köyü Mağaraları
Mahkemeağcin köyü, Kızılcahamam ilçe merkezine 18 km uzaklıkta ve Çeltikçi yolu üzerinde eski bir yerleşim yeridir. Mağaralar; kilise, mesken, depo ve şarap atölyesi olarak kullanılmıştır. Yerleşimin ilk sakinlerinin ilk Hristiyanlar olduğu değerlendirilmektedir. Hristiyanlığın ilk dönemlerinde Roma’nın bu dine karşı faaliyet yürüttüğü ve mensuplarına karşı olduğu bilinmektedir. Roma askerlerinden kaçan Hristiyanlar ise bölgede bu şekilde yerleşimler kurmuştur. Kayaların yumuşak olması, yerleşimin oluşmasında kolaylık sağlamıştır. Yerleşkede bulunan kilisede nişler ve motifler görülmektedir. Kadınpınarı bölgesindeki üç mağaranın önünde 10 dönüm düz bir alan bulunmaktadır. Bu düzlük ve etrafındaki yapılaşma buranın dinî bir mekân olduğunu düşündürmektedir.
Kızılcahamam
Alagöz Karargâh Müzesi
"Anıtkabir Komutanlığına bağlı Alagöz Karargâh Binası, Kütahya-Eskişehir Savaşları’nın ardından Türk Ordusu’nun Sakarya hattına çekildiği dönemde Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün karargâhı olarak kullanılan tarihî bir yapıdır. Atatürk’ün Nutuk’ta geçen “12 Ağustos 1920 günü Erkân-ı Harbiye Umûmi Reisi Fevzi Çakmak Paşa hazretleriyle beraber Polatlı ilçesinde cephe karargâhına gittim” notunu yazdığı yer de tam olarak burasıdır. Ankara–Polatlı yolu üzerinde, ana yoldan yalnızca 4 km içeride yer alan Alagöz Köyü; Ankara’ya 36 km, Polatlı’ya ise 31 km uzaklıktadır. Bölge, Malıköy Tren İstasyonu’nun yaklaşık 9 km güneydoğusunda konumlanmaktadır. Bugün 45 haneli, 285 nüfuslu küçük ve huzurlu bir köy olan Alagöz, o dönemde birkaç binadan oluşan mütevazı bir çiftlikti. Köy halkından Türkoğlu Ali Ağa’nın çiftlik evi, Sakarya Meydan Muharebesi sırasında karargâh olarak kullanılmış; Atatürk, 23 Ağustos – 13 Eylül 1921 tarihleri arasında 22 gün süren kesintisiz savaşın büyük bölümünü burada yönetmiş, kritik kararlarını burada almış ve tarihî planlarını bu binada hazırlamıştır. 1965’te varisleri tarafından Millî Eğitim Bakanlığı’na devredilen bina, 1967’de Anıtkabir Müze Müdürlüğüne bağlanarak restore edilmiş ve müze haline getirilmiştir. Üst katı 1968’de, alt katı ise 1983 yılında ziyaretçilere açılmıştır. Günümüzde iki katlı bu tarihî yapıda; Atatürk’ün yatak ve yemek odaları, Başkomutanlık Odası, kitaplık, zabitan yemek odası ve mutfak gibi toplam 12 oda yer almakta. Müze, ziyaretçilere Sakarya Meydan Muharebesi’nin ruhunu, Atatürk’ün liderliğini ve savaşın stratejik yönetim merkezini yakından hissetme fırsatı sunmaktadır."
Polatlı